Hristiyan ne demektir? Hristiyanlık nedir?

Hristiyan ne demektir? Hristiyanlık nedir?

Hristiyan ne demektir? Hristiyanlık nedir?

Hristiyan (hıristiyan) kelimesi Türkçe’ye İngilizce Hristiyan kelimesi olan “Christ-ian” kelimesinden geçmiştir. Ancak esasen Antik Yunanca’daki “Χριστός” kelimesi İngilizce’deki ve Türkçe’deki Hıristiyan kelimesinin kökeni sayılmaktadır. Yunanca’daki “Χριστός” kelimesi ise İbranice’deki “משיחא” kelimesinin Yunanca karşılığıdır. İbrani dilinde “משיחא” kelimesi ise; Tanrı‘nın görevlendirmek üzere seçtiği kişilerin, kutsal yağ ile kutsanmasını, göreve hazır olduklarını, göreve başladıklarını, yetkilendirildiklerini ifade eden, Türkçe telaffuzu “Maşiah”, Türkçe karşılığı “Mesih” olan kelimedir. Bu kelime ilk olarak Anadolu’nun Antakya şehrinde, Hıristiyan olmayan yerli halk tarafından, Yahşuah (İsa) Mesih‘e inanan cemaatleri nitelemek için kullanılmıştır. Hıristiyanlık inancında; Yahşuah (İsa) Mesih‘in öğretilerine yürekten bağlı şekilde inanan ve yaşamında uygulayan, uygulamaya çalışan kişileri ifade etmek için kullanılır.

Image module

Hristiyanlar neye inanırlar? Hristiyanlık’ta neye inanılır?

Hristiyanlar kısaca ifade edilirse; Yahşuah (İsa) Mesih’in öğreti ve uygulamalarına inanırlar. İnancın başlangıç noktası; Yahşuah’ı Mesih olarak, yani yeri göğü yaratan tek tanrı YHVH’nin Oğlu (ruhsal öz anlamında), yani YHVH‘nin Yeşaya kitabı, 40. bölüm, 3. ayetten 10. ayete kadar olan metinde bahsedilen YHVH’nin yüceliği olarak, yani Tanrı olarak kabul etmektir. Hıristiyanlar buna kısaca “Yahşuah’a (İsa) iman etmek” derler. Kendi aralarında birbirlerine “imanlı” olarak hitap ederler. Hristiyanlar, İsa Mesih‘in öğreti, uygulama ve yaşamının birincil olarak İncil‘de anlatıldığına inanırlar. İkincil olarak ve yorum olarak ise Kilise Babaları denilen, havarilerin yetiştirip “Elçisel Yetki” ile atadığı, ilk kiliseye önderlik etmiş kişileri kabul ederler.

Hristiyanlık mezhepleri nelerdir?

Genel olarak Hristiyan mezhepleri üçe ayrılırlar; KatolikOrtodoks ve Protestan.

Hristiyan ibadeti nasıldır?

Hristiyan ibadeti kamoyunda genellikle “Pazar günleri kiliseye gitmek, rahiplere günah çıkartmak” olarak bilinse de, bu çok dar bir anlamı ifade eder. Herşeyden önce Hıristiyan ibadeti birincil olarak yüreğe dayalıdır. Eğer kendine Hıristiyan diyen kişi, yüreğinde doğru hislere ve düşüncelere sahip değilse, yaptığı eylemler her ne kadar doğru, güzel ve iyi de görünse Tanrı katında geçersizdir. İbadet her zaman, her yerde, tüm aklı, tüm yüreği ve tüm eylemleriyle Tanrı’yı memnun etme amaçlı olarak meydana gelen düşüncesel, ruhsal, eylemsel hareketler, düşünceler ve hisler bütünüdür. Pazar günleri kiliseye gitmek, vaftiz olmak, dua etmek, rahiplere günahları itiraf etmek ise az önce bahsettiğimiz bütünün kısmi parçaları, bazı sonuçlarıdır.

Image module
Image module

Bulma fırsatı varken Rab’bi arayın, yakındayken O’na yakarın

“Bulma fırsatı varken RAB’bi arayın, Yakındayken O’na yakarın. Çünkü, Rab diyor ki “Benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil, sizin yollarınız benim yollarım değil. Çünkü gökler nasıl yerden yüksekse, yollarım sizin yollarınızdan ve düşüncelerim sizin düşüncelerinizden öyle yüksektir”.” Yeşaya 55:6,8-9 
Bu sözler Eski Antlaşma’nın 39 kitabından biri, Yeşaya peygamberin yazdığı Yeşaya kitabının 55. bölümünün 6. ayetidir.
Biz Hristiyanlar tüm eski antlaşmaya yani Tevrat ve Zebur diye bilinen kitaplara (aslında 2 değil 39 bölümdür) ve tüm Yeni Antlaşmaya yani İncil diye bilinen kitaba (ki bu 27 bölümdür) “Tanrı Sözü” olarak inanırız.
Bunu tarihsel, arkeolojik, mantıksal çıkarımlarla savunuruz, hayatımızda değişikliklerin olmasını kanıt olarak sunarız, ancak esasen dogmatik olarak buna iman ederiz.
Bilim böyle söylüyor diye değil, Tanrı yüreklerimizi pak kılıp, kendisine çekip, içimizde imanı var ettiği için.
Tüm inancımızın temeli, evimizi üzerine kurduğumuz “kaya” Tanrı’nın Sözü’dür.
Bizler aynı zamanda İncil’den öğrenerek İsa’nın Tanrı’nın Sözü’nün, özünün beden almış hali olduğuna da inanırız, ki bu “İncil” denilen şeydir! Dolayısıyla sizlere ve bizlere anlatıldığı gibi Matta, Markos, Luka, Yuhanna gibi “4 İncil”e değil, tek bir İncil’e inanırız. Çünkü İncil “İyi Haber” demektir, dolayısıyla bizler için tek bir İncil, tek bir iyi haber vardır. İyi Haber, Tanrı’nın dünyaya gelmiş, insanlara kurtuluş yolunu açmış, bu işi tamamlamış olmasıdır.
Matta, Markos, Luka ve Yuhanna ise İncil kitabının ilk dört bölümüdür ve sinemalarda izlediğimiz İsa’nın Çilesi – Tutku Filminde anlatılan olayları daha geniş kapsamlı anlatmaktadır. Dolayısıyla İsa’nın Çilesi filmi bile sizin için İncil’dir, iyi haberdir, müjdedir.
Müjde, daha önce de dediğim gibi Tanrı’nın Sözü, Oğlu olan yani Tanrı ile aynı “öze” sahip olan İsa Mesih’in çarmıhta, kendisine iman edenlerin günahlarını, Tanrı’nın adaletine affettirebilmek için kurtuluş fidyesi olmasıdır.
Bunun üzerine mantıken çok zor sorular sorulabilir, (Tanrı insanları af edemez miydi? Tanrı tek ise Tanrı’nın Oğlu kim? İsa Tanrı ise neden öldü?.. ) Tabi çok iyi mantıklı cevaplar da verilebilir. Ama sadece mantık çıkarımlarıyla hareket etmek bizi insanın dünyada ulaştığı seviyeden farklı bir yere getirmez, tartışıp dururuz. Ama illa da mantık derseniz, “Tanrı gökte, biz yerdeyiz ve buna aklımızda dahil”…
Kısaca arada bir uçurum var.
Hemen size “Yol”u göstereyim; Tanrı’nın Sözü’nü okumak! Tanrı’nın Sözü bize Rab’be gidiş yolunu anlatır.
Çünkü Tanrı, kendini; Tanrı Sözü İncil’de, İsa Mesih’te açıklamıştır.
Bu yüzden İsa Mesih; “Beni gören Baba’yı görmüştür” demiştir.
O olmadan Tanrı’ya gidemeyiz, ancak O’nun aracılığıyla gidebiliriz.
Yani inancımızın temelinde, Tanrı, Tanrı Sözü, İsa Mesih vardır.
Yaşamımızı papazlar değil, Tanrı Sözü düzenler.
Bu yüzden, inancımızı iyi bir şekilde öğrenmek isterseniz, ya da inancımız hakkında yorum yapmak isterseniz, bizim inancımızdaki kitapları, vahiy kavramımızı öğrenmeniz ve Tevrat, Zebur, İncil olarak hepsine birden Kutsal Kitap dediğimiz Tanrı Sözü’nün, çocukluğumuzdan beri bize öğretildiği gibi “değiştirilip, değiştirilmediğini” iyi bir şekilde, tarafsızca araştırmanız, bir sonuca varmanız gerekir.
Bu olmadan, yapacağınız yorumlar uygun olmayacak ve inancımızın temelini kavramakta zorlanacaksınız.

1- Tanrı hepimize kendini arama ve bulma arzusu koymuştur.
2- Sadece doğaya bakarak doğanın üstünde olan bir gücün varlığını idrak edebiliriz.
3- Bütün iyiliklerin kaynağı Tanrı’dır iyi insanların içlerindeki vicdan Tanrı’nın sesidir. Müjdeyi duymayan bu insanlar vicdanlarına göre yargılanacak.

Ülkemizde bile Tanrı’yı duyuyoruz onu peygamber sanan insanlar var, amacımız bu müjdeyi dileyene duyurmak. İsa Mesih peygamberler arasında babasız dünyaya gelmiş tek kişidir, bu sadece tanrının bir mucizesi değildir, amacın ne olduğunu neden babasız geldiğiniz düşünmek ve araştırmak gerekir. Bu soruların cevabı da İncil’de vardır ve geliş amacını, neden bizimle oluşunu anlatır. Belki yıllardır Tanrı’yı görmek onunla konuşmak istedin O ise aramızda yaşadı, bize kendisini insan bedeninde gösterdi, söz oldu ve öğütler verdi, İncil okuyun ve onun sözlerini öğrenin o zaman ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.

Image module

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

div#stuning-header .dfd-stuning-header-bg-container {background-image: url(http://www.onlinekilisem.com/wp-content/uploads/2018/04/default_main_header.jpg);background-size: initial;background-position: center top;background-attachment: initial;background-repeat: initial;}#stuning-header div.page-title-inner {min-height: 350px;}
error: Content is protected !!