TANRI BİR TANE Mİ, ÜÇ TANE Mİ?

Eski çağlarda çok tanrılı dinler bulunduğu gibi hala zamanımızda bile bulunmaktadır. Tanrı biliminde çok tanrılı dinlere “putperestlik” adı verilmiştir. Ne var ki, Hristiyanlık tek Allah’lı bir din olarak tanınmasına rağmen, “üçlük” inancı yönünden eleştirilere uğramaktadır: “Hristiyanların üç ayrı Tanrıları var… Onlar üç Tanrı’ya inanıyorlar…” biçiminde suçlayanlar bulunmaktadır.

ÜÇLÜK NE DEMEKTİR?

Kutsal Kitap her ne kadar tek bir Tanrı’dan söz ediyorsa da; ve “Tanrı’da üçlük var” diye açıkça öğretmiyorsa da; Tanrı’da bulunan özel üç isimden söz eder. Özellikle incil yazılarında Tanrı “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh” şeklinde açıklanır. Bu özel üç ismin aynı cevherden, aynı özden olduklarını kanıtlayan pek çok ayet vardır.

Tanrı’nın üç kimlikte ve tek olduğu bir Kutsal Kitap gerçeğidir. Biz insanlar sınırlı ve kısıtlı varlıklar olduğumuzdan bu ruhsal gerçeği anlamakta zorlanabiliriz. Çünkü bu ruhsal gerçek, bir sır ve gizemdir. Üç kimlikli tek tanrı gerçeği biz insanların kavrayışının ötesindedir. Üçlü Birlik, bizim tanık olduğumuz her şeyden ve evrenin tüm unsurlarından farklıdır.

ÜÇLÜ BİRLİK (TESLİS)

Üçlübirliğin Kişileri yine de gerçekten farklıdır. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh aynı şeyden bahsetmenin üç yolu değildir, yani sıfat değildir, aynı zamanda Tanrı’nın üç farklı tezahürü değildir – bunlar birbirinden gerçekten farklıdırlar. Tanrı birdir, üç kişidir. Kişiler arasındaki gerçek ayrımlar, birbirleriyle olan ilişkilerinde, göreliliklerinde bulunur.
“Flp 2:7-8 Ama YÜCELİĞİNDEN SOYUNARAK kul özünü aldı ve insan benzeyişinde doğdu. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini ALÇALTTI”
Hristiyanlara göre tanrılığın içinde birbiriyle aynı olmayan ama tanrı dan da farklı olmayan üç bilinç merkezi vardır:

  1. Tanrı nın özü(Baba)
  2. Tanrı nın kelamı(İsa-Oğul)
  3. Tanrı nın ruhu(Kutsal Ruh)

Hristiyanlara göre üçlü birlik(teslis) inancı İsa Mesih in önemle vurguladığı bir gerçektir. İznik konsilinde kabul edilmemiştir. Zira bu öğreti incil de vurgulanır incil in yazımı ise Ms100 yılına kadar tamamlanmıştır.

İznik konsili ise ms325 yılında yapılmıştır. İznik konsilinde zaten var olan öğreti “resmileştirilmiştir” teslis in açıklaması kutsal kitap ayetlerini iyice inceleyerek yapılır yoksa kutsal kitap ta “kutsal kitap” kelimesi olmadığı gibi “teslis” kelimesi de yoktur açıklaması şu şekildedir.
İsa “baba” ile aynı kişi değildir fakat aynı özdendir, İsa bedensel olarak insandır fakat Tanrı doğasına sahiptir çünkü Tanrı ile aynı özdendir fakat yine de baba en üstün olandır bunun için baba ya dua eder…(aslında incil İsa nın yani “söz”ün insan bedenine yüklendiğini insan da olduğu için kendini “baba” dan hatta “melekler” den küçük gördüğünü kendisini küçülttüğünü açıklar)fakat üzerinde durulması gereken nokta Mesih İsa ile Tanrı aynıdır..Mesih İsa, Tanrı’nın bir “kelimesi”dir(kelam) bu anlamda İsa Mesih yaşayan vahiydir.bu “yaşayan vahyin” “insan olup aramızda yaşadığına” ve “bilinçli” olduğuna inanılır.İsa Mesih %100 Tanrı olmasının yanında %100 insandır

ÜÇLÜ BİRLİK KAVRAMINI ANLAMAYA ÇALIŞMAK

Üçlü birlik öğretisi bazı tanrıbilimcilerin veya konseylerin icadı değildir eski inançlardan da alınmamıştır tektir öz itibarıyla Tanrı salt enerji sayılırsa (örneğin elektrik)

  1. Baba enerjideki güç olarak,
  2. Oğul görülen ışık olarak,
  3. Kutsal Ruh ise yayılan ısı olarak örneklenebilir

Tanrı birdir fakat aynı enerjinin üç dönüşümü olduğu gibi (güç ışık ve ısı) tanrı da da birbirinin dönüşümü olan üç benlik vardır üçü aynı tanrı, üçü de aynı öze sahip fakat değişik konumdalar.baba oğul ve kutsal ruh,üç değişik varlık değiller üçü de aynı ve tek varlıktır aynı cevherdir İsa bedene bürünen kelamdır

Tanrı nın kendi zatı yani kişiliğinin özü veya kendi karakteri vardır tanrı nın karakteri önce kendi düşüncesinde sonra da sözlerinde yansıyor sözler düşüncede oluşuyor…denilebilir ki sözler düşüncede doğuyor düşüncenin “sonucu” veya “oğlu” dur. Bu açıdan düşünce de sözleri meydana getiren “kaynak” olarak sözlerin “babası” olur. düşünce ve sözler yerine “baba” ve “oğul” sözcükleri geçebilir. “baba” tanrı nın özü, “oğul” ise tanrı nın özünde oluşan söz anlamına gelir buna göre kutsal ruh da Tanrı nın “etkinliği”dir ,tıpkı bir su pınarında kaynak,su ve akıntı olduğu gibi.. dolayısıyla tanrı nın

  1. Özündeki düşünceye “Baba”
  2. Bu düşüncenin ifadesine “Oğul”
  3. Bu ikisinin etkinliğine “Kutsal Ruh” denir.

BENZETMELERLE  ANLAMAYA ÇALIŞMAK

Tıpkı insan, düşünceleri, ifadeleri ve hareketleriyle var olduğu gibi…düşünceleri içinde gizli kalıyor kendi bilincinin özüdür…insanın kendisi ve düşüncelerinin aynı şey olması gibi. insanın ifadeleri ondan çıkıyor,kişi ve ifadeleri hem birbirinden ayrılıyor hem de farklı şeyler değildir…
Başka bir örnek, eksik de olsa, “güneş” tir. Mesela insanlar “çok sıcak bize güneş geliyor” dediklerinde gelen dünyadan 1000 kat daha büyük olan kütle değil onun “ışığı” dır. Aslında ikisi de aynı şeydir.
Nasıl ki yumurta “yumurta,yumurtanın akı,sarısı ve kabuğu” olmak üzere üç ayrı “bileşen”den oluşuyorsa da aslında yumurta TEKTİR! zamanın “geçmiş,şimdiki,gelecek” olması maddenin “katı sıvı gaz” olması….gibi örnekler olayın mantığını anlamamızda bize yardım eder. “ruh bilimi” ve alt dallarıyla ilgilenen bazı bilim adamları aslında insanın da bir “üç ayrı bileşen”den oluştuğunu söylemektedir.Şu ayet bize konu hakkında fikir verebilir:

Esas yanılgı ‘insanın Tanrı’yı anlayabileceğini’ zannetmesidir. Tanrı’yı sadece açıkladığı kadarıyla bilebiliriz.
Kutsal üçlübirlik gizemi açıklanamazdır; ancak kutsal kitap okumaya, tanrı’ya tapınmaya devam ettikçe kavrayabiliriz.
Tanrı kimdir?
Cevap: Tanrı, varlığında,bilgeliğinde, gücünde, kutsallığında, adaletinde, iyiliğinde ve gerçekliğinde sınırsız,sonsuz ve değişmeyen bir Ruhtur.
Birden fazla Tanrı var mıdır?
Cevap: Diri ve gerçek olan tek bir Tanrı vardır.
Tanrısal özyapıda kaç kişi vardır?
Cevap: Tanrısal özyapıda, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç Kişi vardır; ve bu üçü, özde aynı, güç ve görkemde eşit tek bir Tanrıdır.

Tanrı neden yeryüzüne insan bedeninde geldi?

“Tanrı, Oğlunu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi, dünya O’nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi.”  Yuhanna 3:17 

ÜÇLÜ BİRLİK GİZEMİ

Üçlü Birliği anlamakta zorlananlar

Tanrı’ nın üç kimlikte ve tek olduğu bir Kutsal Kitap gerçeğidir. Biz insanlar sınırlı ve kısıtlı varlıklar olduğumuzdan bu ruhsal gerçeği anlamakta zorlanabiliriz.  Çünkü bu ruhsal gerçek, bir sır ve gizemdir. Üç kimlikli tek tanrı gerçeği biz insanların kavrayışının ötesindedir. Üçlü Birlik, bizim tanık olduğumuz her şeyden ve evrenin tüm unsurlarından farklıdır.
Birçok Hristiyan bu gerçeği anlaşılır kılmak adına bazı fiziksel objeleri kullanarak örneklemelerde bulunurlar. Fakat bu basitçe anlatma arzusu, eksik ve kusurlu örneklerle daha da anlatım yetersizliğine neden olmaktadır. Üçlü Birlik öğretisini basitleştirmek, anlaşılır kılmak ve gizemlerini açıklamak zordur.Aslında dikkatimizi Üçlü Birliği benzetmeler yardımıyla anlayıp anlayamayacağımıza değil; Kutsal Kitapta Baba, Oğul ve Kutsal Ruh hakkında ve bunların birbirleriyle ilişkisi hakkında söylediklerine inanıp inanmadığımıza vermeliyiz.
Nihayetinde, Üçlübirlik Tanrının kendisini ilgilendirdiğinden, insan aklı için anlaşılmazdır(İnsan aklı bir yere kadar anlayabilir ve algılayabilir).Bununla birlikte, gizemi asla tam olarak anlayamayacağımız gerçeği, onun çelişkili olduğu ya da olumlu olarak kesin bir şey söyleyemediğimiz anlamına gelmiyor.

Mesih ve Kutsal Yazılar bize, kilisenin daima teyit ettiği bazı öğretilerde bulunur; bu gizemin derinliklerine hiçbir zaman tamamen nüfuz edemesek de, Tanrı yine de bizden kim olduğunu, O’nun Üçlübirlik olduğunu bilmemizi istiyor. Diğer iman gizemleri gibi, Üçlü birlik Gerçeği, aklın ötesine geçen, ancak bununla çelişmeyen bir gerçektir. Anlaşılmaz fakat mantıksız değildir.
“Sonuç olarak, ”Baba Tanrı’dır”, ”Oğul Tanrı’dır”, yahut ”Kutsal Ruh Tanrı’dır” dediğimizde, ”Baba/Oğul/Kutsal Ruh tek ve aynı olan ilahi doğaya tümüyle ve dışlayıcı olmayan bir şekilde sahiptir” demiş oluyoruz. ”Baba, Oğul değildir”, ”Oğul, Kutsal Ruh değildir”, yahut ”Baba, Kutsal Ruh değildir” dediğimizdeyse, bu üç ilahi kişi arasındaki farklılıklara değinmiş oluyoruz: Yani, ”Türetilmemiş yahut temel olan Baba, evlat edinilmiş değildir”, ”Evlat edinilmiş Oğul, sudur etmiş değildir”. ”Türetilmemiş yahut temel olan Baba, sudur etmiş değildir”. ”Tek bir Tanrı vardır” dediğimizdeyse, ”tek bir nümerik ilahi doğa vardır ve Baba, Oğul ve Kutsal Ruh özsel ve nümerik olarak aynı Tanrı’yı teşkil etmektedir” demiş oluyoruz. Gördüğün üzere, söylediğimiz şey 3=1 değil. Üçlü birlikte hiçbir çelişki yok.”

İsa’nın Doğası

İsa’nın çift doğası vardır: o tam anlamıyla Tanrı ve tam anlamıyla insandır. O, beden alarak Dünyaya gelmiş ve bir insan olmuştur; ancak asla Tanrı olmayı “bırakmamıştır.” MS 325 yılında Hıristiyan Babalar İznik Konsilinde, inandıklarına ve havarilerden gelen inanca dair bir “amentü” yazdılar. Bu, onların zamanında Mesihin İlahiliğini reddedenlere veya Mesihin insanlığını reddedenlerin yanı sıra Mesihi tamamen inkar edenlere bir cevaptı.

 

Bugün aynı inanç bildirgesi İznik “Amentüsü” olarak bilinir ve her Katolik kitabında mutlaka yer almaktadır:“Bir tek Tanrı’ya; yerin ve göğün, görünen ve görünmeyen tüm varlıkların yaradanı, her şeye kadir Peder Tanrı’ya inanıyorum. Bir tek Rab’be; tüm asırlardan önce Peder’in Oğlu olmuş, Tanrı’nın biricik Oğlu, Mesih İsa’ya inanıyorum. O, Tanrı’dan Tanrı, Nur’dan Nur, gerçek Tanrı’dan gerçek Tanrı’dır.(…)”

Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin. (Matta 28:19)
O günlerde Celile’nin Nasıra kentinden çıkıp gelen İsa, Yahya tarafından Şeria nehrinde vaftiz edildi. Tam sudan çıkarken, göklerin yarıldığını ve Ruh’un güvercin gibi kendi üzerine indiğini gördü. Göklerden, «Sen benim sevgili Oğlumsun, senden hoşnudum» diyen bir ses geldi. (Markos 1:9-11)
Rab İsa Mesih’in lütfu, Tanrı’nın sevgisi ve Kutsal Ruh’un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun. (2. Korintliler 13:14)

İnsanın algılama kapasitesi

Bir şeyi tam olarak hayal edemememiz, o şeyin var olmadığı/olamayacağı anlamına gelmez. Bir bilim adamı bu olayı açıklarken küp örneğini kullanıyordu. Üç boyutlu saydam bir küpü ışığın altına koyup gölgesini beyaz 2 boyutlu zemine yansıtıyordu. 2 boyutlu zeminde küpün her kenarı aynı boyda görünmüyordu halbuki biz küpün her kenarının aynı boyutta olduğunu anlayabiliyoruz. Ama 2 boyutta yaşayan bir canlı olsaydı küpün nasıl her kenarının aynı boyda olacağını anlayamazdı 2 boyutta hapsolduğu için.
Aynı şekilde biz insanlarda 3 boyutta hapsolmuş şekildeyiz. Bu yüzden “4 boyutlu küp” teorisini anlayamıyoruz (Yazıyı okuyan herkesin araştırmasını istiyorum bu 4 boyutlu küpü) ama 4 boyutlu küp kesinlikle mantıkla çelişmiyor. Sadece onu gözümüzün önünde canlandıramıyoruz çünkü aklımız 3 boyutu anlayabiliyor.4 boyutlu küpü bizim imaj olarak canlandıramamamız onun 4 boyutlu bir evrende var olamayacağı anlamına gelmiyor.

Şöyle düşünün, iki boyutta yaşayan “cin ali” var ve siz ona küpü anlatıyorsunuz o da dediğinizin ne kadar saçma olduğunu söyleyerek sizinle dalga geçiyor. Aslında saçmalayan kendisi değil mi?
Sonuç olarak  Tanrının 4 boyutlu olduğunu falan iddia etmiyoruz ama zaten anlatmak istediğimizi anlaması gereken anlar.
Biz insanlar zaten Tanrı gibi bir varlığı tam anlamıyla idrak edebilseydik Tanrı’ nın bizden ne farkı kalırdı?…
Bu yüzden bizim tam olarak idrak edemeyeceğimiz (ama düşünebileceğimiz/iman edebileceğimiz) bir şekilde Tek Tanrı üç kişi olabilir ve bu üç kişi %100 tek Tanrı’dır

Esas yanılgı ‘insanın Tanrı’yı anlayabileceğini’ zannetmesidir.
Tanrı’yı sadece açıkladığı kadarıyla bilebiliriz.
Kutsal üçlübirlik gizemi açıklanamazdır; ancak kutsal kitap okumaya, tanrı’ya tapınmaya devam ettikçe kavrayabiliriz.

Birden fazla Tanrı var mıdır? Cevap: Diri ve gerçek olan tek bir Tanrı vardır.
Tanrısal özyapıda kaç kişi vardır? Cevap: Tanrısal öz yapıda, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olmak üzere üç Kişi vardır; ve bu üçü, özde aynı, güç ve görkemde eşit tek bir Tanrıdır.

Tanrı neden yeryüzüne insan bedeninde geldi?
Yuhanna 3:17 
“Tanrı, Oğlunu dünyayı yargılamak için dünyaya göndermedi, dünya O’nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi.” 

Kutsal Kitap ve Üçlübirlik

Yuhanna şu meşhur sözlerle başlar:
Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı. Başlangıçta O, Tanrı’yla birlikteydi. Her şey O’nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O’nsuz olmadı. Yaşam O’ndaydı ve yaşam insanların ışığıydı.(Yuhanna 1:1-3)
Bu ifade Mesih İsa’nın ilahi doğası ile ilgili en açık ifadelerden birisidir. Kutsal Kitab’ın daha bir çok yerinde Mesih İsa’dan Tanrı olarak bahseder.
Aynı şekilde Kutsal Kitap, “Kutsal Ruh” için de aynı şeyi beyan eder: Kutsal Ruh Tanrı’dır.
Elçilerin İşleri Kitabına baktığımız da şunları okuruz:
Petrus ona, “Hananya, nasıl oldu da Şeytan’a uydun,Kutsal Ruh’a yalan söyleyip tarlanın parasının bir kısmını kendine sakladın?” dedi. “Tarla satılmadan önce sana ait değil miydi? Sen onu sattıktan sonra da parayı dilediğin gibi kullanamaz mıydın? Neden yüreğinde böyle bir düzen kurdun? Sen insanlara değil, Tanrı’ya yalan söylemiş oldun.” Hananya bu sözleri işitince yere yıkılıp can verdi. Olanları duyan herkesi büyük bir korku sardı. (Elçilerin İşleri 5:3-5)
Bunlarla birlikte ayrıca İncil’de çok sayıda yer de “Üçlü Birlik” öğretisi direkt olarak vurgulanır. Örneğin, Matta Kitabı’nın son pasajlarında İsa öğrencilerine buyruk verir. Buyruğun içerisinde öğrencilerini yeryüzündeki halklara gönderir ve onları, Mesih’in öğrencileri olarak yetiştirmelerini ve Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adıyla vaftiz etmelerini buyurur:
Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin.. (Matta 28:19)

Matta, Markos ve Luka tümünde bahsedilen İsa’nın vaftizinde Üçlü Birlik çok özel ve açık bir şekilde gözümüze çarpar. Kutsal Ruh bedensel görünümde gökten iner, Baba Tanrı konuşur ve Oğlundan duyduğu memnuniyetini ilan eder:
Dua ederken gök açıldı ve Kutsal Ruh, bedensel görünümde, güvercin gibi O’nun üzerine indi. Gökten, “Sen benim sevgili Oğlum’sun, senden hoşnudum” diyen bir ses duyuldu. (Luka 3:21-22)
Kutsal Kitap’ta Üçlü Birlik’teki kişilerin/benliklerin her birinin Tanrı olduğu bizlere söylenir. Aynı zamanda Kutsal Kitap bizlere tek Tanrı’nın olduğundan bahseder.
Kilise, tarih içerisinde birçok eleştiri, suçlama ve sapkın öğretişler ile karşı karşıya kalmıştır. Tarihteki konsüller bunların birer işaretidir. Örneğin, İznik Konsülünün toplanma amacı ülkemizde çoğu kişinin yanlış bildiği gibi birçok İncil içerisinden dört tane İncil seçmek değildir. İznik Konsülü, Kilise içerisinde Arius adındaki sapkın bir psikopos’un Mesih İsa’nın kimliği hakkındaki düşünceleri üzerine toplanmıştır. 
Tüm bu konsüller ya da süreç boyunca Kilise, Kutsal Kitap’ın bu konu da ne öğrettiğini vurgulamış ve bu öğretiyi gösteren bir formülüzasyon üzerinde düşünmüşlerdir. “Üçlü Birlik” terimi bizlere bunu gösterir. Tek Tanrı ama Baba, Oğul ve Kutsal Ruh kişilerini kapsayan bir Tanrı. Tek Tanrısal Öz ama Üç İlahi Kişi. İşte tüm bunlar bize “Üçlü Birlik” teriminin neden ve nasıl ortaya çıktığını ve kelimenin nasıl Kutsal Kitap’a dayandığını göstermektedir. Bu nedenle Üçlü Birliğin insan icadı değil ama Tanrı Kelamı’nın öğrettiği, Tanrı’nın kendi sözlerine dayalı olarak doğasını açıklamada kullanılan bir terim olduğu açıkça görebilmektedir.

Matta, Markos ve Luka tümünde bahsedilen İsa’nın vaftizinde Üçlü Birlik çok özel ve açık bir şekilde gözümüze çarpar. Kutsal Ruh bedensel görünümde gökten iner, Baba Tanrı konuşur ve Oğlundan duyduğu memnuniyetini ilan eder:
Dua ederken gök açıldı ve Kutsal Ruh, bedensel görünümde, güvercin gibi O’nun üzerine indi. Gökten, “Sen benim sevgili Oğlum’sun, senden hoşnudum” diyen bir ses duyuldu. (Luka 3:21-22)
Kutsal Kitap’ta Üçlü Birlik’teki kişilerin/benliklerin her birinin Tanrı olduğu bizlere söylenir. Aynı zamanda Kutsal Kitap bizlere tek Tanrı’nın olduğundan bahseder.

Kilise, tarih içerisinde birçok eleştiri, suçlama ve sapkın öğretişler ile karşı karşıya kalmıştır. Tarihteki konsüller bunların birer işaretidir.
Örneğin, İznik Konsülünün toplanma amacı ülkemizde çoğu kişinin yanlış bildiği gibi birçok İncil içerisinden dört tane İncil seçmek değildir. İznik Konsülü, Kilise içerisinde Arius adındaki sapkın bir psikopos’un Mesih İsa’nın kimliği hakkındaki düşünceleri üzerine toplanmıştır. 
Tüm bu konsüller ya da süreç boyunca Kilise, Kutsal Kitap’ın bu konu da ne öğrettiğini vurgulamış ve bu öğretiyi gösteren bir formülüzasyon üzerinde düşünmüşlerdir. “Üçlü Birlik” terimi bizlere bunu gösterir. Tek Tanrı ama Baba, Oğul ve Kutsal Ruh kişilerini kapsayan bir Tanrı. Tek Tanrısal Öz ama Üç İlahi Kişi. İşte tüm bunlar bize “Üçlü Birlik” teriminin neden ve nasıl ortaya çıktığını ve kelimenin nasıl Kutsal Kitap’a dayandığını göstermektedir. Bu nedenle Üçlü Birliğin insan icadı değil ama Tanrı Kelamı’nın öğrettiği, Tanrı’nın kendi sözlerine dayalı olarak doğasını açıklamada kullanılan bir terim olduğu açıkça görebilmektedir.

Image
Image
Image
Neden Çarmıha Gerildi?
İsa öldü mü, öldürüldü mü?
Neden çarmıha gerildi?
Göz atın
Image
İsa Mesih Kimdir?
Tanrı oğlu kavramı
İsa Mesih kimdir
Göz atın
Image
Kutsal Ruh
Kutsal Ruh nedir?
Kutsal Ruh Tanrı olabilir mi?
Göz atın